İbrahim Burkay

Sayın Cumhurbaşkanımız, Saygıdeğer Hanımefendi, Değerli konuklar

Hepinizi şahsım ve Bursa Ticaret ve Sanayi Odası adına saygıyla selamlıyorum.

Sayın Cumhurbaşkanım

Başbakanlığınız döneminden bu yana Bursa’ya olan özel ilginiz bizlere her zaman güç verdi.

Seçildiğiniz yeni görevinizden sonra kentimize ilk teşriflerinizden dolayı sizlere hoşgeldiniz  diyor, bursa iş dünyamız için çok anlamlı olduğuna inandığım bu buluşmamız nedeniyle sizlere şükranlarımı sunuyorum.  

Değerli misafirler,

Ülkemiz dünyada yaşanan krizlere ve etrafını saran ateş çemberine rağmen üretmeye, yeni istihdam alanları oluşturmaya ve ihracat yapmaya devam etmektedir.

Dünyada birçok ülke ekonomik büyüme performansıyla yerinde sayarken ve gerilerken, Türkiye, bir yıldız gibi parlamakta ve yoluna emin adımlarla devam etmektedir.

Sayın Cumhurbaşkanımızın cesaret verici devlet adamlığı sayesinde Türk girişimcisi bugün dünyanın dört bir yanına mal satarak, ülkemizin ihracatını 4,5 kat arttırmıştır.

Gecelik yüzde 1,500 faizlerle sabahlara uyanan, bir gün sonrasını bile kestiremeyen bir konumdan, ülkemiz ve iş dünyamız hamdolsun ki bugün, 2023’ü, 2053’ü, hatta 2071’i planlayabilir hale gelmiştir.

Ülkemiz artık global düzeyde politikalar üreten, dünya gündemini belirleyen bir aktör kimliği ile küresel ekonominin yüzde 85’ini oluşturan g-20 ülkelerine bu yıl liderlik etmektedir. 

G-20’nin iş dünyası ayağı olan b-20 toplantılarına da Türk iş dünyası liderlik edecektir.

Bu yıl ülkemizin çeşitli kentlerinde düzenlenecek b-20 toplantılarının bir ayağına da ticaret, sanayi ve ihracat kenti Bursa'nın ev sahipliği yapması noktasında sizlerin de tensiplerinizi ve desteklerinizi beklediğimizi ifade etmek istiyorum.

Sayın Cumhurbaşkanım,

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası olarak bizler de Bursa’yı Cumhuriyetimizin 100’üncü yıl hedeflerine liderlik edecek bir kimliğe ulaştırmak için iş başındayız.

Başbakanlığınız döneminde gerçekleştirmiş olduğumuz stratejik planlama toplantılarının ardından hükümet politikası olarak kabul edilen 2023 hedefleri doğrultusunda Bursa’yı dünyada ve Türkiye’de cazibe merkezi yapacak projelerimizi bir bir hayata geçirmekteyiz.

Bursa, dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olmayı hedefleyen Türkiye'nin kalkınmasının yine lokomotifi olma sorumluluğunu üstlendi. 

Bu noktadan hareketle Bursa’da kurulacak yeni nesil organize sanayi bölgeleri kentimizin konvansiyonel sanayiden yüksek teknoloji üretimine geçişini sağlıyor.

Bursa’mızı farklı kılan sektörlerin aktörlerini bir araya getirerek oluşturduğumuz kümelenmeler, kentimizi uluslararası alanda daha güçlü bir konuma taşıyor.

Bilginin üretime  dönüştürüleceği mükemmeliyet merkezleri, stratejik sektörlerdeki dönüşümü sağlayacak ar-ge ve ur-ge projeleri, Bursa'yı yeni Türkiye'nin parlayan yıldızı yapacaktır.

Sayın cumhurbaşkanım,

Kıymetli hanımefendi,

Değerli misafirler,

Düne kadar ekonomiler; ülkelerin rekabeti üzerinden belirleniyordu.

Bugün kentlerin rekabeti daha önemli hale gelmeye başladı.

Belki hala İngiltere’yi Türkiye ile kıyaslıyoruz.

Fakat Londra ile Bursa’nın kıyaslanması, olup biteni anlamamızda bize daha yardımcı olacaktır.  

Bir kentin medeniyet yarışında öne geçebilmesi 3 temel dinamiğe bağlıdır.

Bunlardan ilki, tarihi ve kültürel mirastır. Bursa olarak,  şükürler olsun ki asırlar öncesinden bugünlere taşınan eşsiz bir mirasa sahibiz.

İkinci dinamik doğal kaynaklardır. Yaşadığımız coğrafya rabbimin bizlere armağan ettiği müstesna bir hazine değerindedir.

Üçüncü etken ise yerel kabiliyetlerdir.

Yani bu salonu dolduran saygıdeğer sosyal ve ekonomik alanlardaki girişimcilerimizdir.

Hiçbir kent yerel kabiliyetleri olmadan tarihi ve kültürel mirasını ve doğal kaynaklarını zenginliğe dönüştüremez.

Geçmişimizle tabii ki övüneceğiz, coğrafyamızla tabii ki gurur duyacağız.

Ancak Bursa’nın yarınını tahmin etmenin yolu, onu inşa etmekten geçmektedir.

Kurallara uyan değil kural koyan bir bursa için otomotivden tekstile, gıdadan turizme kadar geleceğe dair zenginlik alanlarımız var.

Biz bunları ‘gerekli’ bulmakla birlikte ‘yeterli’ görmüyoruz.

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası olarak kentimizin değerlerini birleştirip, potansiyelimizi büyüterek ortaya koyabilmek adına farklı bir vizyonla bursa iş dünyasına liderlik ediyoruz.

Bizler, Amerika’nın keşfinden önce Kozahan’da dünya ticaretine yön veren bir medeniyetin temsilcileriyiz.

Bizim ceddimiz, Pirinç Han’da, gıda sektörünü buluşturup meslekler için bakırcılar ve bıçakçılar çarşılarını inşaa ederken, kümelenme modelinin ve organize ticaretin en güzel örneklerini 14. Yüzyılda ortaya koymuşlardır.

Bizler de, atalarımızın başardıklarından aldığımız ilham ve Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın 125 yıllık köklü mazisinin verdiği güçle, tüm kentin, ve Türkiye’nin sahiplendiği motto ile ‘Bursa Büyürse Türkiye Büyür’ diyoruz.

Ortaya koyduğumuz 16 makro proje ve diğer projelerimiz, iş dünyamızdan üniversitelerimize, kamu kurumlarımızdan Stk'larımıza ve yerel yönetimlerimize kadar kentin tüm dinamikleri tarafından sahiplenildi.

Her bir projemiz, ülkemizi ve Bursa’mızı hedeflerine ulaştıracak stratejik bir hamlenin karşılığı oldu.

Sayın cumhurbaşkanım

Sizlerin de her fırsatta vurguladığınız gibi zenginliğin kaynağı yüksek teknolojiye dayalı sanayidir.

Bu olmadan istihdamı ve zenginleşmeyi arzu ettiğimiz seviyelere yükseltmemiz mümkün değildir.

Hep birlikte yeni Türkiye’yi inşa ederken, sanayimizdeki dönüşümü de gerçekleştirmemiz gerekmektedir.

Bu bağlamda Bursa’yı, ar-ge ve inovasyona dayalı üretim modeli ve mükemmeliyet merkezleriyle, tasarım ve markalaşma konularında öncü bir kent konumuna getiriyoruz.

Bursa’mızı Stuttgart, Paris, Londra, New York ve San Francisco gibi dünya ekonomisine yön veren şehirler arasına sokmayı hedeflemekteyiz.  

Ülkemizin kalkınma hamlesinde en önemli sorumluluk, Bursa’mızın merkezinde olduğu, Marmara Havzası’ndadır.

Türkiye’nin ileri teknoloji ihracatının yüzde 60’ını; orta ileri teknolojilerde de ihracatın yüzde 80’ini karşılayan 1.bölgemiz, yine ülkemizin zenginlik üreten merkezi olacaktır.

Bu anlamda 1.bölge’nin farklı teşvik politikaları ile desteklenmesi önemlidir.

Artık ülkemizin hedeflerine ulaşmada, çağımızın gereklerine uygun; limanlar, demiryolları ve karayolları ile bağlantılı, rekabetçiliğimizi artıracak yeni organize sanayi bölgelerine ihtiyaç vardır.  

Tam da bu noktada Türkiye’nin ilk organize sanayi bölgesini 1961 yılında kurma ayrıcalığına sahip olan Bursamız, gelecek 50, hatta 100 yılına yön verecek yüksek teknoloji Osb projesini de hazırlamıştır.

Kentimizin ve ülkemizin yararına olan her konuda olduğu gibi bu konuda da sayın Başbakan Yardımcımız Bülent Arınç ve Bursa milletvekillerimiz başta olmak üzere, Valimiz sayın Münir Karaloğlu, Büyükşehir Belediye Başkanımız sayın Recep Altepe ile birlikte, büyük bir uyum ve özveri ile çalışmalarımızı sürdürmekteyiz.

Değerli konuklar,

Türkiye, şükürler olsun sayın cumhurbaşkanımızın himayelerinde savunma sanayii alanında yapılan girişimlerin karşılığını almaya başladı.

Bugün savunma sanayiimiz  5 milyar doları aşan üretim gücüne ve 1,5 milyar dolarlık ihracat kapasitesine ulaştı.

Geçmişte ülkemiz ekonomisi için, ağır birer yük durumunda olan savunma sanayi harcamaları, bugün ekonomimizin itici güçlerinden biri haline geldi.

 Kendi tankımızı, kendi helikopterimizi, kendi insansız hava aracımızı, kendi savaş gemimizi üreterek bu alanda dünya çapında söz sahibi ülkeler arasına girdik.

Tüm bu tarihi adımlar, Türkiye’nin kendine olan güveninin artmasının neticesidir.

 Dünyanın en büyük  10 ekonomisinin önce otomotivde, daha sonra ise uzay, havacılık ve savunma sanayiinde söz sahibi olduklarını biliyoruz.

Bu gerçekten  hareketle otomotiv ve makine sektörlerinin Başkenti Bursa’ya yeni Türkiye hedefleri doğrultusunda yeni bir vizyon belirledik.

Bursa’yı uzay, havacılık ve savunma sektörünün merkezi konumuna yükseltecek Bursa Gökmen Projesi’ni sektörlerimizin önüne hedef olarak koyduk.

Bu kapsamda uzay havacılık ve savunma alanında kümelenme çalışmalarımızı başlattık.

Bu işbirliği kültürü, Bursa’nın Türkiye’de ve yakın coğrafyada üretim ve teknoloji üssü olmasını sağlayacak.

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası olarak hedefimiz Türkiye’nin Gökmen’ini Bursa’dan yükseltmektir.

Türkiye’nin ilk astronotunun Bursa’dan çıkması amacıyla çocuklarımızın uzay ve havacılığa olan ilgisini artıracak, onların hayallerinde yeni ufuklar açacak çalışmalara da imza atıyoruz.

Sayın cumhurbaşkanımızın başbakanlığı döneminde Bilim Teknoloji Yüksek Kurulu’nda alınan kararlar uyarınca hayata geçirdiğimiz Gökmen, Uzay ve Havacılık Merkezi’ni Türkiye’de ilk kez Bursa’da kuruyoruz.

Bu projemize Tübitak’tan da 52 milyon Tl destek sağladık.

Son iki yıldır yabancı astronotları ve bilim adamlarını Bursa’ya getirip öğrencilerimizle buluşturarak onların deneyimlerini ve hayallerini nasıl gerçeğe dönüştürdüklerini aktarmalarını sağlıyoruz.    

3 meslek lisemizde uzay ve havacılıkla ilgili açacağımız bölümler, kuracağımız uzay ve havacılık kampları ve kulüpleri ile inşallah Türkiye’nin Gökmen’ini Bursa’dan çıkaracağız.

Değerli misafirler

Türkiye ekonomisi büyüme ve demokratikleşme yolunda son yıllarda elde ettiği kazanımları asla kaybedemez ve hedeflerinden de asla taviz veremez.

İş dünyası olarak kararlılıkla ifade ediyoruz ki; hiç kimsenin birlik ve beraberliğimizi zayıflatmasına, kardeşliğimize halel getirmesine, huzurumuzu bozmasına izin veremeyiz.

 Bursa iş dünyasının nabzını ölçmek adına her ay meclis toplantılarımızda düzenli olarak yaptığımız anket çalışmalarımızda açılım politikalarına tam destek verilmesi de bunun en önemli göstergesidir.

Milli birlik ve kardeşlik projemiz başta olmak üzere sayın cumhurbaşkanımızın liderliğinde yürütülen toplumsal açılım projelerinin de samimiyetle  arkasında durup; ekonomide güveni ve siyasi istikrarı kaybetmeden çıtamızı daha yükseklere taşıyacağız.

Ancak bir liderin üstlenebileceği büyük riskler alarak açılım projelerini hayata geçiren sayın cumhurbaşkanımıza bugün verilen yüzyılın devlet adamı ödülünü çok anlamlı buluyor ve bursa iş dünyası olarak zat-ı alilerini kutluyoruz.

Sayın cumhurbaşkanım,

Ülkemizin büyüklüğünü sadece siyaset, ekonomi ve dış politika alanlarında değil, tarihe altın harflerle kazınacak insani desteklerle de göstermenizden dolayı sizlere ayrıca şükranlarımızı sunuyoruz.

Balkanlar’dan Ortadoğu’ya, Asya’dan Afrika’ya kadar ihtiyaç sahibi mazlumlara önemli yardımlar yapılıyor.

2014 küresel insani yardım Raporu’na göre de gayri safi milli hasıla bazında en çok uluslararası insani yardım yapan ülke olmamız hepimiz için övünç kaynağıdır.

Kurtuluş savaşımız sırasında Pakistan halkının ülkemize gönderdiği yardımlar, üzerinden 100 yıl geçse bile unutulmadı.

1890’da Japonya’ya destek için gönderdiğimiz Ertuğrul Fırkateyni, hala milletler arası örnek bir dostluğun nişanesidir.

İşte bugün ülkemizin Ortadoğu başta olmak üzere, dünyanın dört bir yanına gönderdiği destekler de aynen bu şekilde asırlar sonra bile unutulmayacak ve değeri daha fazla anlaşılacaktır.  

Sayın cumhurbaşkanım

Siz bu ülkede bir liderin alması gereken bütün riskleri aldınız.

Biz biliyoruz ki haktan ve halktan yana olan kaybetmez.

Suriye’de, Irak’ta, Mısır’da ve daha birçok  ülkede yaşanan zulme ve anti demokratik müdahalelere ses çıkartan ve bu ülke halklarının yanında yer alan yalnızca Türkiye olmuştur.

Bu ülke halkları yakın gelecekte tarihlerinde kara bir leke olarak anacakları bu dönemde yanlarında sadece Türkiye’nin olduğunu asırlar boyunca hatırlayacak Türkiye’yi ve sizi asla unutmayacaklardır.

Bursa olarak bizler de Suriyeli muhacir kardeşlerimizi bağrımıza bastık , destek olduk ve destek olmaya devam edeceğiz.

Sayın cumhurbaşkanım

Bu kardeşlerimizin hayatlarını idame  etmeleri ve toplumdaki saygınlıkları için özel sektörde istihdamı konusunda gereken yasal düzenlemeleri de hayata geçirip yaşamlarını idame edecekleri iş olanaklarını kendilerine sunmamız önem arz etmektedir.

Sayın cumhurbaşkanım

Saygıdeğer hanımefendi

Değerli konuklar

Türkiye ekonomisinin yönetiminde etkin rol oynayan merkez Bankası’nın gerek 2009 krizinde gerekse de son dönemde döviz, faiz ve enflasyon konusunda takındığı tavır ve izlediği politikalar, iş dünyasının beklentilerini karşılamamaktadır.

Biz iş dünyası olarak çok iyi hatırlıyoruz ki , 

Bütün dünyayı etkisi altına alan 2008-2009 krizinde,

Sayın cumhurbaşkanımız ‘kriz teğet geçecek’ dediğinde merkez bankası başta olmak üzere ekonomi dünyasının ekseri çoğunluğu bu öngörünüzü gerçekçi bulmamıştı.

Büyük buhrandan sonraki en büyük kriz ortamından şükürler olsun Ülkemiz sizin liderliğinizde  vizyoner politikalarınız ve fırsatları iyi okumanız sayesinde  enflasyonun yüzde 6’lara borçlanma faizinin tek hanelere  düştüğü ve ülke ihracatımızın 132 milyar dolara ulaştığı bir dönemi yaşadı.

Borçlarının faizini ödeyebilmek için kredi çeken bir ülke iken, sayın cumhurbaşkanımızın liderliğinde dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olma hedefine işte bu koşullarda ulaştık.

2013 yılında da sayın merkez bankası başkanı, dolar kurunun 1,92 Tl olacağını öngörmüş, özel sektör olarak bizler de buna göre pozisyon alarak büyük zararlar etmiştik.

Yine aynı merkez bankası başkanı enflasyonun 1 puan inmesi halinde olağanüstü toplantı vaadi ile faiz indirimi ile ilgili bir beklenti oluşturdu.

Sonunda sadece on binde 8’lik enflasyon oranını gerekçe göstererek faiz indirmemesi kabul edilemez. 

Bizler ne çektiysek pratiği olmayan ancak bilgi sahibi olduğunu iddia eden teorisyenlerden çektik ve çekmeye devam ediyoruz.

Bugün dünyada enerji ve petrol fiyatlarındaki gerilemeden dolayı  ithalat giderlerimiz azalırken ve dış ticaret açığımız yüzde 17’ye yakın düşüş gösterirken önümüze bir fırsat daha geldi.

Kriz ortamında, Türkiye ekonomisinin lehine olan bu gelişmelerle birlikte, enflasyondaki düşüş trendine rağmen bu adımları atamazsak yılın ikinci yarısında bizi çok daha farklı bir dünya bekliyor olacak.

Ulusal kalkınma hedeflerini yakalayabilmemizin yolu kamu özel sektör işbirliğini arttırmamızın yanı sıra, tüm kurum ve kuruluşların aynı bakış açısıyla hareket etmesiyle mümkündür.

Merkez Bankası’nın bağımsızlığından yanayız ama şunun altını özellikle çizmek isterim ki bağımsızlık uyumsuzluk değildir.

Bizim ekonomide önceliğimiz yatırımları artırmak ve gelecek nesillere daha müreffeh bir Türkiye bırakmaktır.

İş dünyası olarak merkez Bankası’ndan özellikle faiz politikasında daha Proaktif olmasını ve reel kesim beklentilerini göz önüne almasını bekliyoruz.  

Sayın cumhurbaşkanım,

Çok daha güçlü ve müreffeh bir Türkiye’ye ulaşma yolunda bursa iş dünyası olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonrada katkı koymaya devam edeceğiz.

Bizler biliyoruz ki önümüzdeki büyük hedeflere doğru, yeni bir vizyon, kararlı bir tutum ve ortak bir heyecanla hareket edersek ,Bursa Büyür, Bursa Büyürse Türkiye büyür.

Sayın cumhurbaşkanım sizleri ve kıymetli hanımefendiyi  Bursa’da ağırlamanın mutluluğuyla, şahsım ve bursa ticaret ve sanayi odası adına tekrar teşekkürlerimi ve şükranlarımı arz ediyorum.

Rabbim, ülkemizin yolunu, ufkunu ve bahtını açık etsin.

 

 

Başkanın Konuşmaları


Enflasyonla Mücadele En Önemli Stres Kaynağımız
BBS Dönüşümde Stratejik Bir Değer Olarak Bursamızın Hizmetinde
Üstün Cesaret ve Büyük Fedakarlıklarla Bugünlere Ulaştık
Yüksek Enflasyon Ortamı Kaynak Girişi İhtiyacını Artırdı
OVP Yatırım Olanakları Açısından Önemli Fırsatlar Barındırıyor
Uluslararası Rekabet Yeryüzünden Gökyüzüne Taşındı
Sağlıklı ve Nitelikli Bir Dönüşüm İçin Örnek Çalışmalar Gerçekleştirdik
Depremin Yaralarını Birlik ve Dayanışma Şuurumuzla Saracağız
Bursa En Zor Dönemde Başarı Hikayesi Yazdı
Uzay Çalışmalarında Söz Sahibi Olmayı Hedefliyoruz